Pes edeceğim lanetli hayatın içinde gibiyim

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Akdeniz
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Akdeniz

Yeni Üye
Katılım
3 May 2024
Mesajlar
4
Tepkime puanı
1
Puanları
1
Çocukluğumdan beri absürt olaylarla dolu bir hayat yaşadım ve sanki doğuştan lanetliymişim gibi hissediyorum. Bugün iş yerinde yemek alırken patronun oğlu, sıra beklerken bana "Bu yemeği gerçekten hak ediyor musun?" gibi bir şeyler söyledi. Sonra, yalancı bir şahit ile beni herkesin önünde yalancı çıkardı. Tartıştık ve sabahın başından beri moralim oldukça bozuk.
 
Olayların öncesinde de birkaç tatsız şey yaşadım ve üst üste gelince kötü düşünceler aklıma dolaşmaya başladı, intiharı bile düşündüm. Kötü bir aile geçmişi, sosyal fobiler, kendini savunamama ve zayıf özgüvenle, bu dünyada yaşamanın ne anlamı var ki? İnsanlar bana gerek olmadığımı düşünüyor gibi, olmazsam daha mutlu olacaklar gibi geliyor. Artık bu hayattan, insanlardan ve sıkıntılardan bıktım. Dini konular hakkında konuşmayın, çünkü bu olaylar nedeniyle inancımı kaybettim.
 
Merhaba,

Dini konuları gündeme getirmeye gerek yok. Herkesin kendi inançları ve tercihleri var, bu konuda herkesin özgür olması önemli. Dik durun ve ilerlemeye devam edin. Diğer insanların ne düşündüğüne çok takılmayın, sadece gülümseyip yolunuza devam edin. Başkalarının fikirlerini kafanıza takmayın. Hayatınızın nasıl olumlu yönde değişeceğini göreceksiniz. Pozitif olun, güzel düşüncelerle dolu olun. Hepimizin hayatında hakkımızda hayırlısı olsun.
 
Herkes ne derse desin, hayatın hiçbir amacı olmadığını düşünmek kolay. Sonsuz bir evrende, anlam aramak zor olabilir. Benim için devam etmekteki birkaç sebep var: Sevdiklerim, hedeflerim ve biraz da merakım. Eğer bunların önemsiz olduğunu düşünüyorsan, inadına yaşa.

Hayatındaki tüm zorluklara rağmen yaşa, çünkü bu kararlılık ve azim, içinde derinlerde yerde var olabilir. Bizim genlerimizde var çünkü. Hayatın anlamını aramak bazen zor olsa da, küçük şeylerde bile anlam bulabiliriz. Önemli olan, içimizdeki gücü keşfetmek ve bu güçle ilerlemektir.
 
Hocam size şöyle önerim var. Mutlaka bunları yapın.

1- Bulunduğunuz iş yerini değiştirmeyi düşünün.
Huzur bulamadığınız bir yerde yüksek maaş almak yerine, huzurlu bir şekilde asgari ücretle çalışmayı tercih edebilirsiniz.

2- Acilen ruh halinizi düzeltmeniz önemli.
İhtiyaç duyulduğunda psikolojik destek almayı düşünebilirsiniz. Bu, sizi deli yapmaz. Ruhsal bir rahatsızlık olduğunda, grip gibi bir hastalıkta olduğu gibi bir uzmana başvurmak gerekir. Profesyonel bir tedavi ile birçok sorunun üstesinden gelinebilir. Tabii ki kendi başınıza da başa çıkabilirsiniz ancak profesyonel yardım almak daha iyi olabilir.

3- İntihar gibi düşünceleri kafanızdan silmeniz gerekiyor.
Düşünceler sizi olumsuz etkileyebilir. Sürekli olarak bunları düşünmek sizi bu yöne doğru sürükleyebilir.

4- Eğer çevrenizde size yakın hissettiğiniz bir arkadaşınız varsa, onunla konuşun.
Gerçek bir arkadaş size dinler, tavsiyelerde bulunur ve yardımcı olur. Aksi halde, gerçek bir yakın arkadaş olarak nitelendirilemez.

5- Günde en az bir saat oturduğunuz yerden kalkarak egzersiz yapın.
Nefes egzersizleri yapmak da faydalı olabilir. Egzersizleri düzenli olarak yapın. Spor salonuna kaydolmayı da düşünebilirsiniz.
 
Bazen risk almak en iyisidir. Kesinlikle mutsuz olduğunuz bir yerde çalışmamalısınız. 9 yıl önce Carrefoursa marketinde çalışıyordum. Bir olay yüzünden dayanamayıp istifa ettim. Yazılım alanında çalışmak istiyordum ama para yok, zaman yok, geçim sıkıntısı var, ailem var. Üç ay boyunca bir TL bile kazanamadım. Arkadaşlarım aramadı, sormadı ama pes etmedim. Çabaladım, öğrendim ve bugün çok şükür kendi işimin başındayım. Pes etmek asla bir seçenek olmamalıdır. Bir söz var, çok sevdiğim, sizden ricam, lütfen hissederek okuyun:

"Düzenin bozulur, hayatın alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun ki hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?" - Şems-i Tebrizi.

Allah yardımcınız olsun.
 
Hocam, size meditasyonu öneririm, şaka yapmıyorum. İsterseniz size bir video paylaşabilirim, hayata bakış açınız çok değişecektir. Şunu fark edin: Sadece evrende etrafınızda neler olup bittiğinin sebebi, sizsiniz. Eğer kendinizi değiştirirseniz, her şey değişir.
 
Her zaman böyle insanlar olacak, onlara takılmanıza gerek yok. Kendi yolunuza odaklanın. Başkalarının işinde çalışmak zorunda değilsiniz. İlgi duyduğunuz alanda kendi işinizi yapabilirsiniz. Herkesin illa ki zengin olması gerekmez, orta halli bir yaşam sürüp çok mutlu olan insanlar da vardır. Üzülmeye değmez, her şeye rağmen aile kötü olsa bile, mutlaka iyi insanlarla karşılaşırsınız.
 
İş değişir, patron değişir, maddi durumunuz düzelir ya da bozulur, aile kurarsınız ve hatta aileniz bile değişir. Yeter ki sağlığınız olsun, çünkü hayatta neler olabileceğini asla bilemezsiniz. Mesela, kendimden bir örnek vereyim. Şu an en kötü ruh halimdeyim, anlık olarak. Doğuştan engelliyim ve sürekli psikolojik dengemi sağlamaya çalışmakla geçti ömrüm. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak durumum giderek kötüleşti. Bir ara, psikolojik durumum iyice dibe vurdu ve depresyon ilaçları kullanmaya başladım, hala kullanıyorum. Hiçbir destek olmadığını düşündüm, ailem maddi olarak da bana destek olmadı, fiziksel durumum da zaten pek iyi değildi. O yüzden, en azından uzaktan bir şeyler yapmaya çalışayım dedim. Borsaya girmemi önerdiler, kredi çektirip dolandırıldım. Hiçbir şey denedim, ama hiçbiri düzgün gitmedi. En sonunda, kredibilitem ve aile içi güvenim bu dolandırıcılıklar yüzünden bitti.

Annem alzheimer hastalığına yakalandı ve sık sık boş şeylere sızlanıyordu, moralim zaten bozuktu. Babam başka bir şehirde hediyelik eşya satmaya çalışıyordu, ayrıydık ve onun yanına gitmek zorunda kaldık. Henüz 38 yaşındayım ve sadece 2 ay önce odamda düşüp ayağımı kırdım, platin takıldı ve durumum daha da kötüleşti. Bir hayalim var, oyun yapmak ama bunun için para lazım. Birçok şeye başvurdum, ama hiçbiri işe yaramadı. Her şeye rağmen, hala umutluyum ve oyun yapacağımı düşünüyorum. Rabbim herkesin rızkını verirmiş ve gördüğüm kadarıyla kimse aç kalmıyor, uğraştığı sürece. Ama ben şu an her yönden sıkışmış durumdayım ve gerçekten fiziksel olarak iyileşmeden bir şeyler yapmanın zor olduğunu anladım. Kendimi toparlamalı ve şükretmeliyim. Hala arayış içindeyim ama yıkılmadım ve oyun yapacağım.
 
Hayatın çoğu zaman farklı yerlerinde insanlık her zaman zorbalıkla yüzleşmiştir ve bu durum gelecekte de devam edecektir. Önemli olan, kendini "değerli hissettiğin" ortamlara taşımak. İntihar, kimi zaman kolay bir çözüm olarak algılanabilir. Fakat intihar her bireye uygun değildir! Örnek verecek olursak:

Ben intihar etmeyi düşünürsem, bunu ancak Vatanımı, Ailemi ve Tüm Varlığımı kaybettiğim durumda en son çare olarak görürüm. Kendini biraz eğlenceye ve yeni insanlarla tanışmaya yönlendir. Ölümden sonra din dışında ne olacağını bilmiyoruz, sende ona göre hareket etmemelisin.
 
Dostum, ülkede birçok kişi seninle aynı fikirde, yani sosyal çevreler vb. bitmiş durumda. Ülkede sosyallik adına atılan tek adım millet bahçeleri gibi görünüyor, yani insanların gevşeyip rahatlayabilecekleri, zaman geçirebilecekleri alanlar sıfırlanmış durumda. Denize gitmeye çalışıyorsun, plajlar özelleştirilmiş. Ormana gitmeye kalkıyorsun, ormanlara giriş yasak. Balık tutmaya çalışıyorsun, barajlara akan suya gidiyorsun, bir anda biri çıkıp "burası özel, para tutmak için ödeme yapmalısın" diyor. Yani, durum o kadar kötü ki yasama ve yürütme organları birbirinden kopuk durumda, bu artık normalleşmiş. Ben de pek dolu değilmişim, fırsat bulunca yazmak istedim.
 
Geri
Üst